Fantastik KurguTüm Kitaplar

Gece Yarısı Kütüphanesi

Adı: Gece Yarısı Kütüphanesi
Yazar: Matt Haig
Sayfa Sayısı:283
Yayın Tarihi: 23.02.2022

Konusu

Nora Seed berbat halde. Kedisi öldü. İşinden kovuldu. Abisi onunla konuşmuyor. Kimsenin ona ihtiyacı yok. Art arda alınmış kötü kararların sonucunda bir kütüphanede buluyor kendini. Zamanın hiç akmadığı bir gece yarısı kütüphanesinde, sonsuz sayıda kitabın ortasında… Kitapların her birinde Nora’nın farklı bir hayatı yazılı. Başka kararlar verseydi yaşamış olabileceği hayatlar. Farklı kariyerler, farklı eşler, farklı arkadaşlar, farklı şehirler arasında gidip gelen Nora’nın aklı sorularla doluyor. Mutluluk sadece önemli sandığımız seçimlerde mi gizli? Yanlış giden her detayın sorumlusu gerçekten biz miyiz? Hayatı yaşanılır kılan ne? Yanlış bir karar insanın tüm hayatına mal olabilir mi?
İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Matt Haig; Nora’nın pişmanlıklara, ihtimallere ve yeniden seçme imkânına dair çıktığı bu yolculukta, ona eşlik edecek okurlara sürükleyici ve insanın en temel sorunlarını konu alan bir kurgu sunuyor.

Yorumu

“2020 Goodreads yılın en iyi romanı” seçilen kitabımızla merhaba.Çok okunmuş,çok sevilmiş kitapları sevmeye baştan yatkınlık duyduğunuz oluyor mu?Bana oluyor, ama bu yargıya rağmen sevemediğim kitaplar da oluyor.Bu da onlardan biri oldu. Herkesin hayatındaki kimi kararları sorguladığı, keşke farklı davransaydım dediği, pişmanlıklar yaşadığı yüzlerce deneyimi vardır kuşkusuz.Hayatından belli yanlarıyla ya da tümüyle memnun olmayan insanlar için,paralel evrenlerde yaşanan farklı hayatlara gidebilmek,istediğinde karar kılabilmek..Konu ilgi çekici, acayip cazip, kabul.Yazar hayatın anlamını sorgulamamız, kendimize dersler çıkarabilmemiz için altı çizilecek öyle güzel cümleler kurmuş ki! İyi güzel, ama bence sorun da buralarda. Sevenleri kusura bakmasın, ama Simyacı vol 2. Edebiyat bakış açısını gözden geçirmek için okurun eline illa ki bir şeyler tutuşturur.Her kitaptan bir şeyler koyarız cebimize.Ama ne zaman ki yazar beylik laflarla,mesaj verme kaygısıyla bunu yapıyor,o kitaptan koşarak kaçmak istiyorum.Birilerinin sürekli hayatın nasıl yaşanması gerektiğiyle ilgili akıl verdiği,bize doğruluğu tartışılmaz düşünce kalıpları sunduğu yazınların edebiyatta kolaya kaçan bir tarz olduğunu düşünüyorum. Ben bilgeyim,toplaşın etrafıma,size şimdi bilgeliğin sırrını açıklayacağım, aydınlanacaksınız!E biz sizi yazar biliyorduk efenim, madem öyle yazın bir kişisel gelişim kitabı, renginiz belli olsun diyesim geliyor. Oysa ben kurgunun,cümlelerin,varsa mesajların üstü kapalı durmasını isterim.Ben örtüleri kendim kaldırmak, her şeyi bu yolla keşfetmek isterim. Okur olarak yazardan beklentim bu mesafeli ilişki. Çok mu? Buyurunuz kitabın cümle kalıbı: “+Böylece görmüş oldun değil mi? -Neyi gördüm?” Aaa. Sen kafanı çok yorma Noracığım, cevapları sana şimdi verecekler. Cevabı tabi ki yazarın ağzıyla konuşan Bilge kütüphanecide. Yazar karakterin bile kendi hayatını yaşamasına, yaşadıklarından kendi sonuçlarını çıkarmasına izin vermemiş. Karakter görünmez iplerle oynatılan bir kukla gibi kalmış kitapta. Sonuç olarak, yüksek biçimli yazım tekniğinden oldukça uzak, her anlamda işin kolayına kaçılarak yazılmış bir kitap olmuş. Sevenlerine affola. Sevemedim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu