Felsefi KurguTüm KitaplarUzun Hikaye

Yeraltından Notlar

Adı: Yeraltından Notlar
Yazar: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Sayfa Sayısı: 136
Yayın Tarihi: Nisan 1864

Konusu

Kitabın isimsiz anlatıcısı, Yeraltından Notlar’ı için “edebiyattan ziyade kendimi ıslah çabası” der. Ama satırlarını okuyan herkesin yerine haklı isyanını dile getirdiğini hatırlatır. Çürümekten, alışmaktan uzak durmak için yazmıştır Yeraltı Adamı: Biliyorum; belki söylediklerime kızacak, bağıracak, ayak direteceksiniz. “Yalnızca kendi adınıza, yeraltındaki sefaletiniz hakkında konuşun ve sakın ‘biz hepimiz’ demeye cüret etmeyin!” diyeceksiniz. Beyler, affedersiniz ama bu hepimizcilikle kendimi haklı çıkarmaya çalıştığım yok.
Dostoyevski için dönüm noktası sayılabilecek romanı Yeraltından Notlar; deyim yerindeyse onun Gogol’ün paltosundan sıyrıldığı ve sonraki büyük romanlarında anıtsal bir boyutta ele alacağı ahlaki, siyasi ve sosyal fikirlerinin sesini ilk defa duyurduğu güçlü bir anlatı. Bugüne kadar insanın çaresizliğine karşı yazılmış en samimi yapıtlardan biri olmaya devam eden eser Rusça aslından çevrildi.

Yorumu

Yıllardır çok merak ettiğim ama okumayı hep ertelediğim bir kitaptı aslında. Değerli bir insanın tavsiyesi üzerine artık okumam lazım diyerek alıp okumaya karar verdim. Ama ben mi kitabı okudum, kitap mı beni okudu pek emin değilim:) Dostoyevski ruh dünyamıza sert bir şekilde iniyor bu kitapta ve bize kendimizi sorgulatıyor, aynı zamanda bir nebze de olsun kendimize getiriyor diyebilirim. Varoluşculuk felsefesinde güzel bir pencere açıyor bize yazar, yeraltı adamının kendi benlik mücadelesi, iç çatışması mükemmel bir şekilde kaleme alınmış. Çogu zaman inkar ettiğimiz kendi benliğimiz yazarın satırları arasında ortaya çıkıyor ve insanı kendi bilinçaltında bir yolculuğa çıkarıyor. Dostoyevski’yi muadilerinden ayıran bir kitap olmuş. Kahramanımız uç noktalarına değinirken yaşadığı iç çatışması yazıları tersten gösteren bir ayna gibi bizlerede kendi tabiatımızı tersten gösterebiliyor. Kitabın sonlarına doğru şöyle seslenmiş bize yazar: “Nasıl yaşadığıma gelince, sizin kendi yaşamınızda yarıda bıraktığınız şeyleri ben sonuna kadar götürdüm. Üstelik sizler ödlekliğinizi ölçülü davranış sayarak kendi kendinizi aldatıp avunuyorsunuz.” Ben hasta bir adamım, kötü bir adamım. Suratsız bir adamım diye başlıyor kitap, kahramanımız yeraltı adamı gayette kötü bir adam, üstelik iyileşmeyi reddeden bir hasta ve bunu ideolojik bir temele dayandırıyor, rasyonel bir düşünceyi kendi ideolojisine uymadığı için rahatlıkla reddedebiliyor ve aynı zamanda kendi kötü yanlarına rahatlıkla değinebiliyor. Kitabın kahramanının çektiği varoluş sancılarını ve bu sancıların zihninde çektirdiği derin acıları ve iç çatışmaları çok iyi yansıtmış bize Dostoyevski. Kendi dünyamızda aslında hepimiz bir yeraltı adamıyız, bu kitabı okuyanların şansı da bu farkındalığa varması olsa gerek. Maalesef toplumumuz iyilik, saflık, merhamet gibi zaten her insanda bulunması gereken erdemleri ulaşılması zor bir zirve kabul ederek bilinçlerini perdeledikleri dünyamızda Dostoyevski’nin sert bir darbesi gibi bu kitapla karşılaşıyoruz. Varoluş felsefesi sert şekilde işlenmiş kitapta ama bellirli bir temele dayandırılmamış, ucu açık bırakılmış fikirlerde olmuş, Dostoyevski’nin diğer eserlerini okuyanlar tam bir felsefi çıkarıma varabilir. Herkese tavsiye edebilirim ve şimdiden okumak isteyenlere keyifli okumalar…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu